Bizi duygulandıran şeylerin içimizde birikenler olduğunu, hüzünlü bir sözün ya da görüntünün ise o biriken şeyleri ateşleyen küçücük birer kıvılcım olduğunu henüz fark etmemiştim. O yüzden göz yaşlarımı tutamadığım bir sahnede hiç etkilenmeden oturanları gördüğümde çok şaşırmıştım. Çünkü insanlar için, hüzünlü bir sözün veya sahnenin müstakil olarak bir hüzün sebebi olmadığını henüz idrak etmemiştim. Tıpkı içinde yanıcı herhangi bir madde olmayan bir  şeye  binlerce kez kıvılcım çaksanız da buz gibi olmaya devam etmeleri gibi bir şey.

Abdulkadir Kızıltaş

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s