Gittikçe gece uykuları daha da azalan, yaşı yetmişi geçkin bir ihtiyar sabahı zor etti. Bir sıkıntısı veya hastalığı olduğundan değildi çok şükür, gecenin ortasında uyanıp  günün ağarmasını sabırsızlıkla beklediği içindi. Bu ihtiyar gün doğunca insanların uyanmasına henüz daha çok varken, bastonunu kaptığı gibi sokağa fırlamayı çok severdi. Sabahın anında ağaçların ve kuş cıvıltılarının tazimleriyle ağır ağır yürüyen yalnız bir ihtiyardı o. Günün en kalabalık saatlerinde insanların ona artık bu hayata çok da ait olmadığını düşündüren gözlerle bakmasına rağmen, o bu dünyanın en tenha ve en aydınlık saatlerinde bastonuyla bir başına gezdiğinde hala bu dünyaya ait olduğunu hissediyordu. Ağaçların ve kuşların arasında bastonuyla öyle ağır ağır ve haşmetli yürüyordu ki, onu bu haliyle gören hiç kimse, hala saltanatının sürdüğünü inkar edemezdi.

Abdulkadir Kızıltaş

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s