Samimi olmadığını kim iddia edebilir, kim bilebilir ki. Artık kullanılmayan kireçli ve eski bir çaydanlığın bir zamanlar içinde sıcacık demli çaylar barındırmış olduğu gerçeğini kim inkar edebilir. Ya da şimdilerde bir köşede buz gibi soğuk duran bir volkanik taşın bir zamanlar nasıl da yandığını hangi taşlaşmış kalp görmezden gelebilir. Aşkı kim inkar edebilir.

Hangi iblis, hangi korkulu varlık, hangi şuursuz vahşi, insanın insana yaptığını yapabilir. Bir şuurun, başka bir şuura verdiği hasarın ölçüsünü kim bilebilir. Bu sözlerden anlatacağım şeylerin talihsizlik üzerine bir hikaye olduğu düşünülmesin. Çünkü şu an bulunduğum yerde talih ile talihsizlik arasında bir fark görmüyorum.

Abdulkadir Kızıltaş

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s