Çoğu insan, ömrünün geri kalanını, hayatının bir döneminde yaşadığı (ki bu dönem genellikle çocukluk ve ilk gençlik yıllarıdır) “şeyler”in hatırasını çözümleyebilmek, o “şeyler”in manasını kavrayabilmek için tüketir. Aşkı/aşkları, buhranı, delice heyacanı, arzuyu, hayal kırıklığını, bekleyişi vs içeren ömrün bu en delişmen çağlarında yaşanan “şeyler”den arta kalan uzunca bir ömür, bu şeyleri çözümlemeye çalışmakla geçecektir. Severek okuduğumuz birçok yazarın sırrı ise bu “şeyler”i hepimizden iyi çözümleyebilmiş olmalarında saklıdır.

Abdulkadir Kızıltaş

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s