Okumayanlar için ya da okusalar bile hatırlayamayanlar için söyleyeyim, Tolstoy’un Diriliş adlı romanında geçer bu söz. “İyilik yapma sporu”.  Evet tam da aradığım ifade. İyilik yapmak onun için spor yapmak gibi bir şeydi. Rahatlatan, dinç tutan, sağlıklı kılan, eğlendiren, mutlu eden, vicdanı rahatlatan bir şeydi iyilik yapmak. İşte bu ifadeyle, onun iyilik yapmak ile bir insanı yok sayması arasındaki anlaşılmazlığını çözdüm. Birine bir parça ekmek yedirip ardından tokadı basmanın anlaşılmazlığını çözdüm. Bunun içindi birinin iyilik yaptığı birini rencide etmekten çekinmemesi, yaptığı iyiliği başa kakmaktan gocunmaması, iyilik yaptığı kişiden bir ömür minnet beklemesi, kendince bir nankörlük! gördüğü anda da kirli bir havlu gibi bir tarafa atabilmesi. Avı spor olarak yapan biri için, bir av hayvanı bulmak neyse, onun için bir fakir bulup yardım etmek de oydu. İşte genç çocuğun anlamakta güçlük çektiği durum buydu. İşte bu sebepten yardımsever kadın yeri geldiğinde avını parçalayan bir yırtıcı gibi acımasız olabiliyordu. İyilik bir ticaret değildir. Karşılık beklenmez. Sadece bir güler yüz, bir teşekkür yeter iyiliğe. İyi yönlerini dahi berbat bir şekle büründüren, asla iyi olmayı beceremeyen ama dört başı mamur bir kötü de olamayan, yarım yamalak vicdan zombilerinden çektiği kadar hiç kimseden çekmedi insanlar.

Abdulkadir Kızıltaş

Reklamlar

“İyilik yapma sporu”” için bir yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s