Bir yerlerde birileri için, bir melodi çalmaya başlar. O kişi o melodiyle yavaş yavaş kafasını sallar, ayaklarını topuklarının üzerinde kaldırıp indirir belki. Kalkıp dans etmeye başlarsa ne ala. İşte bu kadar. Hep bir yerlerde, birilerinin hayatının şarkısı başlar. O birileri de bu şarkıyla ritim tutar ve şarkı biter, kişi dans etmeyi, ritim tutmayı bırakır. Sonra sahneden iner. Onun yerini bir başkasının bir başka şarkısı alır, ritimlerinin yerini başka ritimler alır, bir perde kapanır, hemen ardından bir başkası açılır. İşte hayatın anlamı bu kadar. Dünya kurulalı beri sayısız insan bu sahneye bir anda, büyük bir anlaşılmaz ve kapalılık halinde çıkıyor, biraz dans ediyor ve bir anda çıktığı anlaşılmazlık içinde sahneden inip gözlerden kayboluyor. Dayanılır gibi değil. Bu sahneyi kuran zat, daha kaç kişinin şarkısını başlatıp, daha kaç kişinin ritim tutmasına müsaade edecek bilmiyoruz. Bizden önce yaşamış insanların, ırkların, yaşamlarını -bize nakledildiği ölçüde- gözümüzde canlandırmaya çalıştığımızda, gözümüzde canlanan şey işte bu kadar. Bütün o korkular, üzüntüler, korkuların ve üzüntülerin zehirlediği sevinçler, evet böyle, zehirlenmemiş bir tek sevinç gösteremezsiniz bize, uğruna ırkların birbirine girdiği büyük savaşlar, en büyük aşklar, o en büyük uğraşlar bizim gözümde işte bu kadarcık görünüyor. Müziği başlayan bir oyuncunun ritim tutması… İşte hepsi bu kadar. Belki ve varsa dahası, bizden önce ritim tutan insanların hatırasıyla yaşayıp ritimlerini tutan bizler, bizden sonra gelecek olanlara ritimlerimizin hatırasını bırakmaktan başka bir şeye kadir değiliz. Bizler, şu an ritim tutanlar, şu an dediysek bizim içinde bulunduğumuz, sizin için geçmiş olan bir an diyoruz yani, bizden öncekilerin ritimleriyle, ritimleri ara ara bozulanlar, bizden sonrakilerin hatırlarına ara ara düşecek ve onların da ritimlerini bozacak olanlar… cümlenin orta yerde ve yarıda kalmasını teesürle müşahede etmekle beraber daha fazla söyleyecek sözümüz kalmadığını belirmek isteriz. Tam da işin doğasına uygun şekilde. Bir anda kesildi müzik. Bizim suçumuz değildi. Sevgiler..

İmza: yüzyıllar, bin yıllar önce yaşamış tüm insanlar.

Abdulkadir Kızıltaş

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s