Gözlerin gözlerimin yokluk ikizi

Gözlerin olmuş iken
Gözlerimin yokluk ikizi
Ben bir garip sandal idim
Sen kaçak dokunuşlar denizi.
Gel zaman git zaman
Gark olmuş idim ben
Ateş-i aşkın deryasına
Ne söylersen söyle
Sesin kısa düşer
Yetişmez idi bana.
Kalan geriye gayri
Aşkın unutulmuş sözleri
Sen ey bahr-i aşkın
Kenarındaki dilberi.
Ummazdım..
Altım sonsuz asilik,
Üstüm ebedi mavilik
Batarken o vakit
El salladı biri
Mendil attı öteki..

Abdulkadir Kızıltaş

Reklamlar

Şiir

Yolunu şaşırmış aşk
Bir şûh dilberin
Şehlâ gözlerine
Aldanalı beri
O şuhun mû-miyânına
Hîre gözleri
Dolanalı beri

Abdulkadir Kızıltaş

 

“Şeyler”in sırrı..

Çoğu insan, ömrünün geri kalanını, hayatının bir döneminde yaşadığı (ki bu dönem genellikle çocukluk ve ilk gençlik yıllarıdır) “şeyler”in hatırasını çözümleyebilmek, o “şeyler”in manasını kavrayabilmek için tüketir. Aşkı/aşkları, buhranı, delice heyacanı, arzuyu, hayal kırıklığını, bekleyişi vs içeren ömrün bu en delişmen çağlarında yaşanan “şeyler”den arta kalan uzunca bir ömür, bu şeyleri çözümlemeye çalışmakla geçecektir. Severek okuduğumuz birçok yazarın sırrı ise bu “şeyler”i hepimizden iyi çözümleyebilmiş olmalarında saklıdır.

Abdulkadir Kızıltaş